Talas Express Haber

TALAS HARİTA

Talas ve Tarihi

Talas, Erciyes’in eteklerinde üç tepeden oluşan Ali dağının yanı başında tarih ve doğanın bütünleştirdiği bir kent . Doğal güzelliklerini tarihi mekanlarla bütünleştirince asırlardır şehrin en gözde mekanı olma özelliğini taşımış. Yanı başındaki Ali dağından ilham alan kent çeşitli medeniyetlere kucak açarak ev sahipliği yapmıştır.Talas bu özelliğiyle tam bir kültür ve medeniyetler mozaiği oluşturmuş . Çevresinde eski yerleşim yerleri olmasına rağmen bu günkü Talas’ın Selçuklular zamanında kurulmuş olduğu bilinmektedir.Talas; Yakut Türkleri tarafından temiz ve güzel havası olan kırlar , dinlenmeye elverişli yeşil alanlar anlamına gelmektedir. Kaşgarlı Mahmut Divanı Lügat-ı Türk adlı eserinde Talasın iki anlama geldiğini belirtmiş. Birincisi Uluğ Talas, İkincisi ise Kiçi Talas dır. Günümüzde Talas için aynı şekilde aşağı ve yukarı Talas terimleri kullanılmakta. Aşağı Talas düz bir ova görüntüsü sunarken, Yukarı Talas düz ovadan kayalık yamaçlarla ayrılan yüksek bir kesim. Kayseri ‘ye bağlı kasaba iken 1907 yılında belediye olan kentin 9 mahallesi 3 beldesi ve 18 köyü bulunuyor. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren hızlı bir kalkınma hamlesi yapan Talas bugün atmış bin’e yakın nüfusu ile canlı bir yerleşim merkezi. Talas Bu önemli özelliği ile orta Anadolulun bozkır karakterli bitki örtüsü içinde bağ sayfiye yeri olarak Kayserinin en gözde mekanı olma özelliğini koruyor. 19. yüzyıl sonlarına kadar canlı bir ticaret merkezi olarak ön plana çıkan ilçe bu özelliğini zamanla yitirmiş ve yeniden canlanma yolunda hızla gelişmektedir.

1—Konumu ve Yeryüzü Şekilleri

Talas Kayserinin güneydoğusunda, Kayseri-Tomarza yolunun 6. km.si üzerinde engebeli bir arazi üzerinde kurulmuştur. Yeryüzü şekilleri bakımından iki bölüme ayrılır. Birinci bölüm; düz bir ova üzerinde kurulan aşağı Talas’dır. Buranın deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık olarak 1250 m.dir. Bu bölge Ali Dağının eteklerinden başlayarak kuzey ve kuzeybatıya doğru, Kayseri sınırlarına kadar uzanır. İkinci bölüm; yukarı Talas; aşağı düz bölgeden yaklaşık 150 m yükseklikte belirgin kayalık bir kitle ile ayrılır. Deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık olarak 1390 m.dir. Yukarı Talas. daha çok Kayserili zenginlerin yaşadığı güzel evlerin ve villaların bulunduğu bir mesire yeridir. Yukarı TALAS ın doğusu ve kuzeyi parçalanmış sırt ve yamaçlardan oluşur. Bu sırt ve yamaçlar Derevenk, Çömlekçi, Şak.şak, Delik kaya, Herami gibi bağlık ve bahçelik bölgeleri oluşturur. Talas’ ın en yüksek bölgesi Ali Dağı’dır. Bu dağ Kayseri’nin 5 km güneydoğusundadır. Ali Dağ üç tepeden ibaret, üç tarafı açık olup, yalnız doğu tarafı yüksek boyun ve tepelere birleşmiştir. Ali Dağı yaklaşık iki milyon yıl kadar önce Erciyes Dağının püsküren volkanik maddelerinin yığılmalarıyla oluşmuştur. Deniz seviyesinden yüksekliği 2000 m.dir.Üç tepesi bulunan Ali Dağının kuzeyinde Talas bulunmaktadır. Zamanımızdan iki milyon yıl kadar önce Erciyes Dağı faaliyete başlamış,bu kez bu yüksek dağın yamaçlarından ve eteklerinden ayrı ayrı birtakım bacalardan püskürmeler olmuş,böylece bu dönemde Lifos dağı, Karasıvrı, , Beşparmak, Alı Dağı ve Yılana Dağları yığılarak meydana gelmiştir. 2 — İklim ve Bitki Örtüsü Talas’ ta Kayseri’de gibi bozkır (kara) iklimi özellikleri görülmektedir Yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve kar yağışlı geçer. Kayseri’ye nazaran daha yüksekte olması sebebiyle, yazın daha serindir. Yağmur daha çok ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde yağar. En az yağış olan aylar Temmuz ve Ağustos avlarıdır. Kayseri’ye nazaran Talas ta kuvvetli rüzgar fazla eser. Bilhassa ilkbahar ve sonbaharda Talas’ ta kuvvetli rüzgarlar görülür. Bu rüzgarlar zaman zaman maddi hasarlara da yol açarlar. Rüzgarlar genellikle güneyden kuzeye doğru eserler. Şiddetli rüzgarlar ise doğudan ve güneybatıdan eserler. Ali Dağı Kayserili ve Talas’lı nın kış ölçüsüdür. Ali Dağı’na kar yağdığı. vakit kışın geldiği anlaşılır ‘ ona göre Tedbirler alınır.Talas, Özellikle Yukarı Talas, bağ ve bahçelerle kaplıdır. Kayseri’ye göre yüksek oluşu sebebi ile yazları daha serindir. Üstelik havası temiz ve güzeldir. Bu sebeple Talas. Kayseri’nin en önemli mesire yerlerinden birisidir. Talas in Kayseriye doğru uzanan düz bölgelerinde ziraat yapılmakta, buğday ve arpa yetiştirilmektedir. 15-20 yıl öncesine kadar bu verimli arazide çok güzel karpuz, kavun,salatalık, domates yetiştirilirdi. Ancak hızlı kooperatifleşme ve bu alanların Erciyes Üniversitesi tarafından kamulaştırılmış olması bu bölgedeki zirai çalışmaları ortadan kaldırmıştır. Talas in merkezi ve Yukarı Talas bahçelerle kaplıdır. Son yapılan kooperatifler hariç, her evin mutlaka bir bahçesi bulunmaktadır.Bu bahçelerde kayısı, elma. armut, erik, şeftali, kiraz, dut, ceviz gibi pek çok çeşitli meyvelerle her türlü çiçek çeşidi yetiştirilir. Ayrıca domates, biber, patlıcan, fasulye, marul, nane, maydanoz gibi sebzeler yetiştirilmektedir. Talas’ in çevresindeki Derevenk, Çömlekçi, Şakşak, Delik kaya, Herami. Yenihağlar gibi tepeler üzüm bağları ile kaplıdır. Önceleri çok bakımlı ve verimli olan bu bağlara rağbet azalmış, bakım yeterli olmayınca da verim azalmıştır.Ali Dağının etekleri bağ ve bahçelerle kaplıdır. Yüksek kısımları ise çıplaktır. Keven denilen yastık biçiminde dikenli bitkilerle kaplıdır.Ali Dağı’nın ağaçlandırılması için yıllarca uğraşılmış, ancak toprak yapısı yüzünden pek başarılı olunamamıştır. Ancak dağın güneydoğu cephesinde meşe cinsinden fundalıklar vardır. Talas ve çevresinde ormanlık alan mevcut değildir.

TARİHİ DURUMU

Türklerin Hakimiyetinden Önce Talas Talas’ in çok eski bir yerleşim merkezi olduğu kesin olarak bilinmekle birlikte, ilk kuruluşu hakkında kesin bir tarih verilmektedir. Elimizdeki mevcut kaynaklara göre bugünkü Talas’ in Türkler tarafından kurulduğu kesindir. Ancak bugün Talas’ in 1 km kadar doğusunda Derevenk denilen bölgede bulunan mağaralar içerisindeki resim, şekil ve yazılardan anlaşılacağı üzere birçok kilise ve manastırların miladın ilk yüzyıllarında yapıldığı ve bu bölgenin bir Hıristiyan yerleşim merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Selçuklular Devrinde Talas Bugünkü Talas’ in kurulması Selçuklular döneminde Anadolu’nun Türkleşmesi İslamlaşması hareketi ile beraber olmuştur. Talas, Kayseri’nin Türkler tarafından fethi ile aynı zamanda kurulmuş olmalıdır. Zira bu görüşü destekleyen elimizde pek çok kaynak bilgi bulunmaktadır.Bu bilgilerin başında Talas’ in kendi ismi gelmektedir. Şimdi bu isim üzerinde duralım.Talas, hem kelime yapısı hem de manası açısından Türkçe bir kelimedir. Kelime manası olarak “temiz ve güzel havası olan kırlar, ağaçları bol, dinlenmeye elverişli yeşil alanlar “ anlamında kullanılmıştır. Bazı Türk boyları, ise bu kelimeyi “ temiz ve kutsal yer “ anlamında kullanmışlardır.Büyük Türk bilgini Kaşgarlı Mahmud, Divan-ı Lügat-ı Türk isimli eserinde Talas kelimesinden iki manada bahsetmiştir. Talas: “ At yarışında. top oyununda meydanın sonuna çekilen ip “ . Talas: “ Bir şehirdir. Talas ikidir; birine Uluğ Talas denir, ikincisi İslam sınırında bulunur, Kiçi Talas denir. Görüldüğü üzere Talas, daha Türkler Anadolu’ya gelmeden önce Asya’da Türkler arasında hem yerleşim merkezi olarak, hem de kelime olarak kullanılmaktadır.Anadolu’yu bir Türk- İslam yurdu haline getirmek ve bir daha geri dönmemek üzere Asya’dan Anadolu’ya akın akın gelen Türk kafilelerini düzen içinde Anadolu’ya yerleştiren büyük Selçuklu Devleti, Anadolu’yu tam bir Türk-İslam yurdu haline getirmişlerdir. İşte Anadolu’yu Türk yurdu yapmak için akın akın gelen bu Türkmenlerden bir kısmı da Kayseri ve yöresinde bu görevi üstlenerek yeni yerleşim merkezleri kurmuşlardır. Bu yeni kurdukları yerleşim merkezlerine ya boylarının isimlerini vermişler, ya geldikleri yerleşim merkezlerinin isimlerini vermişler,ya da kendilerince kutsal saydıkları isimleri vermişlerdir.Çevre köylerden Salur, Yazır, Kızik, Yüreğil, Pusatlı, Döğer, Gümeç bunlardan bazılarıdır. İşte Talas’ı kuran Türkmenler de Asya’da hem kelime olarak, hem de yerleşim merkezi olarak bildikleri “ Talas “ kelimesini yerleştikleri yeni mekana vermişlerdir. Büyük bir ihtimalle Talas’ı kuran dedelerimiz Asya’daki Talas şehri ve nehri civarından gelmişlerdir veya tabiatı, temizliği, yeşilliği ve havasına uygunluğu ile bu ismi vermişlerdir. Asya’da Belh ile Merv şehirleri arasındaki Talas’ dan bahseden Kaşgarlı Mahmud, Uluğ Talas ile Kiçi Talas olmak üzere iki bölümden söz etmektedir. Bugünkü Talas’da Tablakaya, Han ve Harman mahallelerinden oluşan Büyük ( Uluğ ) Talas ile Kiçiköy ( Kiçi Talas)’ tan oluşmaktadır. Kiçi bilindiği üzere Türkçe de küçük anlamında kullanılmaktadır. Bugünkü Talas derken, yeni hızla kurulan mahalleler dikkate alınmamış tır. Zira bugünkü mahalle sayısı hızla artmaktadır. Görüleceği üzere Talas, Avrupalıların dediği gibi, 3 .yy’ da kurulmuş bir Hıristiyan şehri değil, XI. yy.da kurulmuş bir Türk yerleşim merkezidir. Selçuklular zamanında kurulduktan sonra, yeni gelen Türkmenlerle Talas 400-500 hanelik büyük bir yerleşim merkezi haline gelmiştir. Selçuklu ülkesinin bütün diğer şehirleri gibi Kayseri ve dolayısıyla Talas önemli merkezler haline gelmiş, refah seviyesi yükselmiştir.Osmanlı Zamanında Talas1398’de Kadı Burhaneddin Ahmed’in öldürülmesi üzerine toplanan devlet ricali Akkoyunlular dan çekindikleri için Osmanlılara geçmeyi daha uygun bulmuşlar. Yıldırım Bayezid’e müracaat ederek Kayseri ve civarını ona teslim etmişlerdir. Böylece Kayseri ve Talas ilk defa Osmanlılara geçmiş oldu. 1402 Ankara Savaşı’ndan sonra Kayseri ve Talas’a Karaman oğlu Mehmet Bey hakim oldu. Sonra bir süre Dulkadiroğulları’nın eline geçen Kayseri ve civarı tekrar Karaman oğullarına geçti. Fatih zamanında Karamanoğlları devletine son verilince Kayseri de ikinci defa Osmanlılara geçti.Böylece ikinci defa ve artık kati olarak Osmanlılar eline geçen Kayseri de “ Vilayet-i Karaman Liva-yı Kayseri ye ve İçil’’olarak ilk tahrir ve kanunname yapılmıştı. Fatih’in yerine geçen oğlu 2. Bavazıd. Akşeseddinin müridi ve Kayseri’deki halifesi, Fatih’e eser takdim eden Şeyh Tennuri’ nin Kayseri’deki türbesini yapmıştır. 2. Bayezid döneminde 1500 yılında Kayseri’nin ikinci tahriri ve kanunnamesi yapılmıştır. Bu tahrir ve kanunnamelerde Kayseri’ye bağlı bir yerleşim merkezi olan Talas da yer almış olmalıdır.XV. yy.ın sonları ile XVI. yy.ın başlarında İran’da hüküm süren İran Safevi Devleti hükümdarlarından Şah İsmail ve Şah Abbas dönemlerinde bu hükümdarların tazyikleri ile Anadolu pek çok sosyal çalkantılara sahne olmuştur.Bunlardan biri de Doğu Anadolu ve Kafkasya’da bulunan Ermenilerin Anadolu’ ya doğru göç olayıdır. Osmanlıların ülkelerinde sağladığı huzur ve güven ortamından dolayı Ermeniler bu dönemde kafileler halinde Anadolu’ya gelmişlerdir. Bunlardan 80 hane kadarı Talas’ a gelerek yerleşmişlerdir. Anlaşılacağı üzere, XVI yy’ in başlarında Kayseri ve Talas’a gelen Ermeniler uzun yıllar barış içinde Türklerle beraber yaşamışlar ve Türk kültürünü benimsemişlerdir. Ancak Osmanlı Devleti’nin zayıflaması ile birlikte başta İngiltere, Fransa ve Amerika olmak üzere, Osmanlı Devletini yıkmak için, Türklerle uzun süre beraber yaşayan azınlıkları kışkırtarak, onlara her türlü yardımı yaparak devlete isyan ettirmişlerdir. Bu çevreden olarak Ermeniler de bu tahriklere kapılarak komşuları olan Türklere karşı silahlanmışlar ve saldırıya geçmişlerdir. 1890 yıllarında Anadolu’nun birçok yerinde başlatılan Ermeni Komitecilik faaliyetleri, Kayseri, Talas ve diğer çevre yerleşim merkezlerinde de başlamış.Sonuç olarak birçok olaylar meydana gelmiştir. Bu olaylardan sonra Talas’ da Ermeni ve Rum nüfusu hızla, azalmaya başlamıştır. Büyük bir kısmı İstanbul’a göçmüş, bir kısmı da başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Fransa, İngiltere, Almanya gibi Avrupa devletlerine göç etmişlerdir. Zaten Talas’ da iken zengin olan bu insanlar, gittikleri ülkelerde de zenginliklerini sürdürerek dünyanın sayılı zenginleri arasına girmişlerdir. Rumlardan Onossis, Makaryos; Ermenilerden Güihenkyan, Emir Hanyan, Elia Kazan bunlardan sadece bazılarıdır. Ermeni ve Rumların göçü ile beraber Talas’ da nüfus hızla azalırken Talas, ticaret merkezi olmaktan çıkmıştır. Türkler Ermeni ve Rumların boşalttıkları evlere ve mahallelere yerleşmişlerdir. Talas, Osmanlı Devletinin sonlarına doğru 1 907 yılında belediyelik olmuştur. İlk belediye reisi Halim oğulların’ dan Ali Paşa oğlu Hacı İhsan namında bir zat olup, beş yıl süre ile belediye reisliği yapmıştır. Talas, 1907’de belediyelik olduktan sonra, Kayseri Mahkeme Sicilleri kayıtlarından anlaşılacağı üzere, 1911 yılında Nahiye yapılmış ve çevre köyler Talas’ a bağlanmıştır. Talas, Kurtuluş Savaşı yıllarında bütün Anadolu gibi üzerine düşen görevi yapmış ve pek çok şehit vermiştir. 30 Ağustos 1922’deki Büyük Taarruz sonrasında esir alınan Yunan ordusu başkomutanı General Trikopis ve kurmay heyeti Talas’ da misafir edilmişlerdir. Yunanlı esirlerden bir kısmına da bugün Talas Kiçiköy Mahallesinin kuzeyinde bulunan askeri depo kazdırılmıştır. Bugün Talas’ da yaşı yetmiş beşin üzerinde yaşayan herkes General Trikopis gördüğünü söylemektedir. Daha sonra General Trikopis ve maiyeti Yunanistan’a mübadele yolu ile iade edilmiştir. Cumhuriyet Döneminde Talas Talas, Cumhuriyetin ilk yıllarında bütün Anadolu gibi, haraptı. Nüfusu, Ermeni olayları, Balkan. 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sebebiyle çok azalmıştı. Eli iş tutan erkek nüfus yok denecek kadar azdır. Talas’ da ticaret ve zenginliği elinde tutan Rum ve Ermeniler göç etmişler, göçerken de kendilerine ait ev ve mahalleleri yıkıp harap etmişlerdi. Giderken götürebildikleri ne varsa hepsini götürmüşler. Ermeni olayları ve savaşlar sebebiyle Talas XX yy’ in başlarında çok zengin bir ticaret merkezi iken, 1920 — 1925 lerde virane haline gelmiştir.Cumhuriyet ile birlikte bütün yurtta olduğu gibi, Talas’ da da yoksulluktan kurtulma ve kalkınma faaliyetleri başlamıştır. İlk önce Talas’ lı Türkler, Ermeni ve Rumların harap vaziyete getirdikleri mahallelere yavaş yavaş yerleşerek eski evleri onarıp içine oturmuşlardı. Daha sonra çalışkan Talas halkı bir taraftan Talas’ ın içini mamur hale getirirken, ağaçlar dikip, bahçeler yaparken, diğer taraftan da Talas’ in etrafındaki kayalık tepelere üzüm asma dikerek Herami, Delikaya, Şakşak, Yeni Bağlar, Çömlekçi, Çay Bağları gibi bağ ve bahçe bölgeleri oluşturmuşlardır. Araziden taşlar temizlenerek yeni tarım alanları meydana getirilerek ziraat yapılmıştır.Cumhuriyet Türk iyesi’ nin en önemli özelliği devlet — vatandaş iş birliğidir. Devlet, vatandaşa her alanda öncülük etmiştir. Başta devlet yetkilileri Türk insanına ilimde, fende ziraatta ve her dalda rehberlik görevi yapmışlardır.

KÜLTÜR DURUMU 1- OKULLAR VE EĞİTİM

 

Talas’ da ilk düzenli okul 1871 tarihinde açılmıştır. Bu tarihte Talas’lı Serasker Ali Saip Paşa’ nın yardımı ile bir ilkokul ile bir rüştiye mektebi yapılmıştır. Rüştiye okulu bir müddet eğitim ve öğretime devam ettikten sonra, Kayseri’ de idadi mektebinin açılması üzerine kapanmış, bina da harap vaziyete girdiğinden satılmıştır. Rüştiye okulunun kitabesi şöyle yazılmaktadır:Cehaletten bir etfali kurtarmak murad oldu.Yapıldı mekteb — i rüştiye hep etfal şad oldu.Şehinşahi maarif perver Sultan Aziz Han kimHoca tayin etti ehli kariye ber murad oldu.Talas’ in ehli hayratı büyük himmet ettiler.Bu mektep 1286’ da küşad oldu.Yaptırılan ilkokul ise eğitim ve öğretime devam etmiş ve 1936 yılında Vilayet’ in, Özel İdare ‘nin Talas Belediyesi’ nin ve halkın yardımları ile tamir edilerek Talas halkına hizmete devam etmiştir. Talas’ in Han Mahallesin de bulunan bu okul 1962 yılına kadar ilkokul olarak eğitim ve öğretime devam etmiş; bu yılda okulun hemen yanına yapılan yeni ilkokul binasının Öğretmen Derviş Güneş adıyla öğretime başlaması üzerine eski bina restore edilerek Pratik Kız Sanat Okulu haline getirilmiştir.Talas Amerikan OkullarıTalas’ da eğitim ve öğretim yapan okullardan en eskilerinden biri de Amerikan misyonerlerinin azınlıkların eğitimi ve kendi gizli amaçları için kurmuş oldukları Amerikan Okullarıdır.

İLÇE KÜTÜPHANESİ

Talas da İlk kütüphane fikri 1947 yılında Mehmet OKYAY ve o tarihte teğmen olan Mehmet ÖZGÜNEŞ tarafından tasarlanıp, bu fikir muhtelif vesilelerle Talas ‘ ın kültürlü kişilerine duyuruldu. Bu düşünce Talas halkı tarafından ilgiyle karşılandı. Bir başlangıç olmak üzere Mehmet OKYAY 500 cilt kitap bağışında bulunarak , Talas’ in eski çarşı semtinde 7 Temmuz 1948 yılında Talas Gençlik Kitaplığı olarak ilk kütüphane açıldı. 1951 yılına kadar Talas halkının kitap ve maddi bağışları ile kitaplık büyüdü ve çevreye faydalı olmaya başladı.Kütüphane 1951 yılında resmiyet kazanarak Maarif Vekaleti’ ne bir memur görevlendirildi. Bu tarihten itibaren Maarif Vekaleti yayın neşriyatları gönderilmeye başlandı. Bu arada kütüphane az da olsa Talas Belediyesi ve Kayseri Özel idaresi tarafından desteklendi.Kullanılan kütüphane binası eski ve kışları ısıtılmasının zor olması sebebiyle 1950 yılında Talas’ ın Gölbaşı mevkiinde Belediye’ nin tahsis ettiği bekleme salonuna taşındı.1958 yılında Talas Halk Kütüphanesi adını alarak yeni yapılan Talas Orta Okulunun alt katında hizmet vermeye başladı. Dokuz yıl kadar burada hizmet verdikten sonra, 1967 yılında Öğretmen Derviş Güneş İlkokulu’ nun zemin katına taşındı. Yirmi bir yıl orada hizmet verdikten sonra 19 Ocak 1989 yılında Hakka Hizmet Vakfı Mustafa Dedeoğlu Kız Yurdu’ nun 3. katına taşınmıştır.Daha sonra 1999yılında harap bir şekilde bulunan eski Rüştiye Mektebinin hayırsever iş adamı Kemal TİMUÇİN’ nin onarımı ile bu binaya taşınarak Fatma— Kemal TİMUÇİN halk kütüphanesi ismini alarak hizmet vermeye başlamıştır.

2- TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

[nggallery id=3]

KİÇİKÖY MAHALLESİ

1-GÖLBAŞI MEYDANI ve SARNICI (E7)
Atatürk Bulvarı, Kazımpaşa ve Ali Saip Paşa caddelerinin kesiştiği Gölbaşı Meydanı’nın batısındadır. Aktif olarak kullanıldığı dönemlerde Kiçiköy Mahallesinin 1 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılayan sarnıcın Han Camii’nden şamandıra bağlantısı vardır. Kaya oyma yapı horasan harcıyla sıvalı olduğu için tüf kayaç olan yapısı su sızdırmaz ve nemden etkilenmemektedir. Sarnıç içerisinde geniş dolaşım alanlarının yanı sıra oda biçiminde mekânlara rastlanır.
2-KİÇİKÖY MAHALLESİ YER ALTI ŞEHRİ (E8)
Ali Saip Paşa Caddesi’ndeki tarihi evlerin köftenlerinden geçilerek ulaşılabilmektedir. Kuzeydoğu-Kuzeybatı yönünde uzanan yeraltı şehrinde şırahane, kuyular, odacıklar geçiş ve bağlantı tünelleri bulunmaktadır. Önemli bir bölümü ortaya çıkarılmıştır
3-ALİ SAİP PAŞA CAMİ ve ÇEŞMESİ (E8)

Kendi adıyla bilinen sokağın girişinde bulunmaktadır. 1888 yılında Osmanlı Devleti Seraskeri Ali Saip Paşa tarafından yaptırılmıştır. Camiye üçgen alınlığında Osmanlı Devleti arması bulunan kapıdan girilmektedir. Harim kısmına son cemaat bölümünde bulunan kapıdan geçilmektedir. Dikdörtgen planlı caminin kubbesi sekizgen kasnak üzerine yerleştirilmiştir.
Caminin avlu duvarına bitişik ve günümüzde kullanılmayan çeşme, Ali Saip Paşa tarafından H.1304/M.1886 tarihinde inşa ettirilmiştir. Çeşmenin ayna taşı ve kitabesi mermerdendir.
4- TOL KİLİSE (E9)
Ali Saip Paşa Caddesi üzerinde yer alan kaya oyma bir kilisedir. Dört bölümden oluşmaktadır. Giriş, sivri kemerli açıklıklarla ve iç mekânlar da sivri kemerli tonoz formunda oluşturulmuş. Mekânlar arası geçiş, kemerli kapılarla sağlanmaktadır. Girişin sağlandığı ilk bölümden merdivenle naos (Harim) bölümünün izlenebildiği mahfile çıkılır. Diğer geçiş kapıları naosla bağlantı sağlamaktadır. Apsis yönünde mimari doku yonu taşı ile oluşturulmuştur.
5-KİÇİKÖY MAHALLESİ MEYDAN ÇEŞMESİ (E7)
Ali Saip Paşa Sokağı girişinde yer almaktadır. Daha önce bulunduğu yerde bağımsız bir meydan çeşmesi iken 1968 yılında, günümüzde bulunan yerine taşınmıştır. Kitabesine göre H.1305/M.1887 tarihinde Ali Saip Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. İki bölümden oluşan çeşmenin dikdörtgen formdaki alt kısmında küçük bir çeşmeye benzetilen aynalığı vardır. Üst kısımdaki üçgen alınlığında ise kitabesi bulunmaktadır.
6-ESMA HANIM ÇEŞMESİ (E9)
Ali Saip Paşa Caddesi’nin aşağı meydan ile sonlandığı alanda bulunmaktadır. Çeşme nişi içerisinde yer alan kitabesine göre çeşmenin Ali Saip Paşa tarafından annesi Esma Hatun için H.1305/ M.1887 tarihinde yaptırıldığı bilinmektedir.
7-JANDARMA KONAĞI (E9)
Ali Saip Paşa Caddesi’nin aşağı meydan ile sonlandığı alanda, Kiçiköy Aşağı Camii’nin arkasında yer almaktadır. 19. yy özelliklerine sahip olan yapı, iç sofalı ve üç katlıdır. Köftenler, zemin kat ve üst kattan oluşan yapı yoldan bahçe duvarıyla ayrılmaktadır.
8-AKSOYLAR KONAĞI (E7)
Gölbaşı Meydanı’nda yer almaktadır. İki katlı konak, sivil mimari örnekleri arasında önemli bir yere sahiptir. Doğu cephesi meydana, güney cephesi ise yola bakan konağın güney cephesinde yer alan çıkmalar, taş konsollar üzerine oturmaktadır. Avludan geçilerek girilen üst kattaki girişi yarım daire kemerli revakla çevrilmiştir. En üst katında cihannüma bulunan yapının avluya açılan doğu kapısı üzerinde ise kitabesi yer almaktadır.
9-ALİ SAİP PAŞA CADDESİ (E8)
Kiçiköy Mahallesi, Gölbaşı Meydanı’ndan başlayarak uzanan cadde, 19.yy. kayıtlarında Ermeni, Rum ve Türklerden oluşan sosyal grupların mübadele dönemlerine kadar birlikte yaşadığı bir mekândır. Talas’ın tarihi kentsel sit alanlarının önemli bir bölümünü oluşturan cadde, arkeolojik olarak da önemli değere sahiptir. Cadde boyunca karşılıklı olarak sıralanan evlerin arasında; yer altı şehri, kilise, cami, çeşmeler, kuyular ve sarnıçlar bulunmaktadır.
10-KIZ MEKTEBİ (E9)
Ali Saip Paşa Caddesi üzerinde bulunan yapı, 1890 tarihli olup kız mektebi olarak hizmet vermiştir. Günümüzde olukça harap durumda olan yapının giriş kapısı yapının en dikkat çekici unsurudur.
11-KİÇİKÖY (AŞAĞI) MEYDANI (E9)
Ali Saip Paşa Caddesi’nin sonunda yer almaktadır. Esma Hanım Çeşmesi, Jandarma Konağı, Aşağı Camii ve eski konut dokusunun yer aldığı meydanda yapılacak restorasyonun tamamlanmasının ardından turizme kazandırılacaktır.

HARMAN MAHALLESİ

12-HARMAN CAMİ VE ÇEŞMESİ (G5)
Caminin inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1860 yılında Abdülmecid döneminde tamir ettirilmiştir. Kitabesinde de Halife Abdülmecid’in tuğrası yer almaktadır. Dikdörtgen planda inşa edilen caminin üç gözlü son cemaat yeri ve son cemaat kısmına bitişik çeşmesi bulunmaktadır.
13-RÜŞTÜYE MEKTEBİ (G5)
Harman Meydanı’nın simgelerinden olan yapı, 1869 yılında Sultan Abdülaziz’in emriyle ve Talas halkının katkılarıyla inşa edilmiştir. Bodrum ve zemin kat olarak inşa edilen mektep, kare planlı ve düz damlıdır. Yapıya kuzey yönünden girilmektedir. Giriş holünün iki yanında ise odalar yer almaktadır. 1999-2000 yıllarında restore edildikten sonra kütüphane olarak hizmete açılmıştır.
14-OKUTAN KONAĞI (F5)
19. yüzyıla tarihlendirilen konak; bodrum, zemin ve birinci kattan oluşmaktadır. Giriş cephesi üç kemerlidir. Talas’ta geleneksel konutlarda yoğun olarak iç sofalı plan tipi tercih edilirken Okutan Konağı, orta sofalı tipte inşa edilmiştir. Sütunlarla hareketlendirilmiş barok merdivenleri ile giriş düzenlemesi de konağının diğer ayırt edici özelliklerindendir. Yapı, günümüzde restoran ve kültür evi olarak hizmet vermektedir.
15-ŞELALE (H4)
Harman ve Han mahallelerini birbirinden ayıran dere üzerinde bulunan şelale kayalık yamaçtan dökülmektedir. Çoğu zaman görülemeyen şelale bahar aylarında izlenebilmektedir.
16-CEMİL BABA MEZARLIĞI, TÜRBESİ VE ESMA HANIM TÜRBESİ (D7)
Talas’ın önemli şahsiyetlerinin metfun olduğu mezarlık, Atatürk Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Mezarlık içerisinde özellikle geç Osmanlı dönemlerine ait çeşitli hatlarda yazılmış kitabeli, taş sandukalı, fesli, sarıklı ve süslemeli özelliklere sahip mezar taşları bulunmaktadır.
Önemli manevi şahsiyetlerden olan Cemil Baba, 1912 yılında Kayseri’de doğmuş, 1982’de Talas’ta vefat etmesinin ardından günümüzde kendi adıyla bilinen mezarlığa defnedilmiştir. Türbesi baldaken tarzda olup etrafı açıktır.
Cemil Baba Mezarlığı’nın batı köşesinde bulunan türbe, 1890 yılında Ali Saip Paşa’nın annesi Esma Hatun adına yapılmıştır. Sekizgen planlı türbenin sekiz kemer gözünün her birinde yuvarlak pencereler yer alır.
17-KAZIM PAŞA CADDESİ (E7-G5)
Harman ve Gölbaşı meydanlarını birbirine bağlayan kuzeybatı kuzeydoğu yönünde uzanan ve tarihi kentsel sit alanı içerisinde yer alan cadde, üzerindeki konut dokusunun oluşturan ana malzeme taştır. Zamanla meydana gelen deformasyonların onarım ihtiyacını karşılamak amacıyla Talas Belediyesi tarafından yürütülen proje hazırlama çalışmaları devam etmektedir.
18-HARMAN MAHALLESİ YERALTI ŞEHRİ (H4)
Harman Meydanı’ndan Dere Yolu Sokağı ile ulaşılan ve Atatürk Köşkü’nün altındaki yamaçta yer alan yeraltı şehri, M.S. 3.-4. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. 60 basamaklı bir yol üzerinde olan yeraltı şehri içerisinde 15 civarı oda bulunmaktadır..
19-HARMAN MEYDANI (G5)
Kazım Paşa Caddesi ve Erhan Caddesi’nin birleştiği meydan etrafında Harman Camii, Rüştüye Mektebi, Okutan Konağı, Cemil Baba Evi, eski Talas evleri, han ve Devlet Hastanesi bulunmaktadır.

HAN MAHALLESİ

20-CEMİL BABA EVİ (G5)
Talas’ın önemli manevi şahsiyetlerinden biri olan Cemil Baba’ya ait olan konut, Harman Meydanı’nın kuzeyinde bulunmaktadır. Avludan geçilerek girilen, içerisinde ahşaptan mahfili bulunan tek odalı küçük bir evdir.
21-HAN CAMİ VE SIBYAN MEKTEBİ (G6)
Han Cami, Erhan Caddesi üzerinde yer almaktadır. 1899 yılında II. Abdülhamit zamanında, iki katlı olarak Derviş Efendi tarafından inşa edilmiştir. Camiye üçgen alınlıklı düz lentolu kapıdan girilmektedir. Kare plandaki harim mekânının üzeri sivri kemerlerle taşınan kubbeyle örtülüdür. Kubbe kasnağı yüksek tutularak kasnakta yuvarlak kemerli 12 pencere açılmıştır. Barok tarzında süslenen caminin alt katı Sıbyan Mektebi olarak kullanılmıştır. Cami yanındaki han yıkılmıştır.
22-ALİ SAİP PAŞA HAMAMI (G6)
Erhan Caddesi üzerinde Han Camii’nin karşısında yer alan hamamın kitabesi olmamasına karşın 1889 tarihli vakfiyede Ali Saip Paşa tarafından yaptırıldığı belirtilmiştir. Kubbelerdeki küçük ışık gözleri ile aydınlatılan sıcaklık bölümü merkezi planlı, tek eyvanlı, köşe halvetlidir.
23-GENERAL TRİKOPİS EVİ (G6)
Yunan işgal kuvvetleri komutanı General Trikopis, 2 Eylül 1922 tarihinde esir düştükten sonra Uşak’ta Mustafa Kemal Paşa’nın huzuruna çıkarılmıştır. Mustafa Kemal Paşa, Yunan Kuvvetleri Baş komutanı General Trikopis’e savaşa girme nedenini sorduğunda Trikopis savaşı kazanarak Rumların ideali olan Kayseri’yi işgal edip Talas’ta akşam kahve içmeyi amaçladığını söylemiştir. Mustafa Kemal Paşa, Trikopis’in bu isteğini arkadaşlarıyla birlikte Ankara’ya oradan da Talas Garnizonu’na göndererek gerçekleştirmiştir. General Trikopis, silahına bile el koyulmadan Talas’ta misafir muamelesi ile ağırlanmıştır. Talas’ta kaldığı 10 aylık süre içerisinde Han Mahallesi Erhan Caddesi üzerindeki iki katlı evde özel doktorlarıyla birlikte misafir edilen General Trikopis, Lozan Anlaşması’nın imzalanmasının ardından Yunanistan’a gönderilmiştir.
24-KARAMAN BAYIRI (H7)
Erhan Caddesi üzerinden başlayarak Han Camii’ne kadar meyilli bir şekilde uzanan taş döşeli bir güzergâh olan Karaman Bayırı ve çevresi 19. yüzyılda Talas’ın önemli ticari alanlarından birisi olmuştur. Saraç, semerci, nalbant, demirci, kuyumcu gibi imalat ve satış yapan 19. yüzyıl kayıtlarına göre yaklaşık 200’ün üzerinde pek çok meslek koluna ait küçük atölye ve dükkânların bulunduğu bir sokaktır. Bölge ticari öneminden dolayı esvak-i sultani diye anılmıştır.
25-İLK BELEDİYE BİNASI (G6)
Çarşı Caddesi üzerinde yer alan bina, 1907 yılında kurulan Talas Belediyesi’nin ilk hizmet yapısıdır. Günümüzde yıkılmış olup kalıntıları mevcuttur.
26-HACI AHMET EFENDİ ÇEŞMESİ
Han Camii’nin güneydoğusunda yer alan çeşme, kitabesine göre, H.1303/M.1885 yılında inşa edilmiştir. Eserin kitabesinde mermer, diğer tüm bölümlerinde kaba yonu ve kesme taş kullanılmıştır. İstiridye kabuğu şeklinde kemer kavsarası bulunmaktadır.
27-AYNALI KİLİSE (H4)
Dere Yolu Sokak’ın üzerindeki dik yamaçta yer alan kilise, yıkılmış olup temel kalıntıları mevcuttur. Temel kalıntılarından okunabildiği kadarı ile transept plan şemasına sahiptir.
28-DEĞİRMENLER (G7)
Han Mahallesinde Erhan Caddesinde Çarşı Sokak’ın altında yer alan değirmenler, günümüzde mevcut değildir. Derviş Güneş İlköğretim Okulu’nun karşısında devam eden yokuşun altında bulundukları bilinmektedir.

TABLAKAYA MAHALLESİ

29-YAMAN DEDE CAMİ (PANAYA KİLİSESİ) ve ÇARŞISI (H8)
Yapı, Karabey Sokakta yer almaktadır. 1886’da Sultan Abdülhamit döneminde Metropolit İonnis tarafından yaptırılmış olan kilise, Rum vatandaşların mübadele yoluyla Talas’ı terk etmesinden sonra 1925 yılında mülkiyetinin devredilmesi ile camiye çevrilerek ibadete açılmıştır. Orijinalinde kilise olan yapı, haçvari plan şemasında inşa edilmiştir. Güney yönünde mihrap ve minber eklenerek yapı camiye çevrilmiştir. Panaya Kilisesi olarak bilinen yapıya, camiye çevrildikten sonra Yaman Dede Cami adı verilmiştir. Caminin teras kısmının altında tol biçiminde düzenlenmiş dükkânlar mevcuttur. Günümüzde dükkânlar, kültürel amaçlı hizmet vermektedir.
30-KÜRTÜNCÜ KONAĞI (I10)
Muammer Bey Caddesi’nde yer alan ve 19. yüzyıl eseri olan konak, bodrum, zemin ve birinci katlardan oluşmaktadır. İç sofalı plana sahip konak, farklı malzemeler üzerine uygulanmış süslemeleriyle dikkati çekmektedir. Önemli sivil mimari örneklerden olan ve Talas Belediyesi mülkiyetindeki yapının restorasyonu, belediye tarafından 2011 yılında tamamlanmıştır.
31-ESKİ BELEDİYE BİNASI (H9)
Cumhuriyet meydanında yer alan bina, iki katlıdır. Belediyenin taşınmasından sonra askerlik şubesi olan bina, askeriyenin de taşınmasıyla birlikte yeniden belediye tarafından kullanılmaya başlanmış ve üniversite gençlik merkezi olarak işlevlendirilmiştir. Üst katlar ise yapılan tadilatlar sonrasında günümüzde Plan-Proje Müdürlüğü’nün çalışma ofisi olarak kullanılmaktadır.
32-SALİH AĞA ÇEŞMESİ (H9)
Tablakaya Meydanı’nın güney doğusunda yer alan çeşme, H.1344/M.1926 yılında Balcı Halil oğlu Salih Ağa tarafından yaptırılmıştır. Üçgen alınlığının ortasında yer alan daire biçiminde kitabesi bulunmaktadır. Antik dönem yapıları giriş cephesi gibi düzenlenen çeşmenin kemer kavsarasında siyah-beyaz mermer kullanılmıştır.
33-ÇAMLIBEL AİLE ÇAY BAHÇESİ (H9)
Atatürk Bulvarı üzerinde yer alan ve çam ağaçlarıyla dikkat çeken çay bahçesi, şehrin önemli dinlenme yerlerindendir.
34-AKİF AĞA KONAĞI (H10)
Hükümet Caddesi üzerinde Merdivenli Sokak’ın girişinde yer alan konağın, balkon kısmındaki kitabeden 1882 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bodrum, zemin ve birinci kattan oluşan Konak, iç sofalı plan tipinde inşa edilmiştir.
35-ONANİS EVİ (H8)
Muammer Bey Caddesi Çağlayan Sokak’ta yer alan ve dünyaca ünlü armatör Onasis ailesine ait yapı, köşe başında, üçgen biçimindeki parselde üç katlı, düz damlı, kesme taştan inşa edilmiştir. Restorasyonu için projelendirme çalışmaları Talas Belediyesi tarafından gerçekleştirilmiştir.
36-TARİHİ SUYOLLARI
Erciyes Dağı’ndan gelen suyun Reşadiye Mahallesi üzerinden geçerek kanallar yolu ile Yukarı ve Tablakaya mahallerindeki konutlara içme ve kullanma suyu dağıtıldığı sistemdir. Roma dönemi ve Osmanlı döneminin son zamanlarına kadar inşa edile gelen tarihi suyollarına eski Talas dokusu içerisinde her yerde rastlanabilmektedir.

YUKARI MAHALLE

37-AMERİKAN KOLEJİ ve AMERİKAN HASTANESİ (J7-J8)
Talas’ta ilk olarak 1871 yılında Amerikan Kız Okulu ve ardından 1882’de Amerikan Erkek Okulu açılmıştır. 1871 yılında kız okulu, Paşa Konağı diye bilinen yapıya taşınmıştır. 1909-1911 yılları arasında erkek koleji binası yapılmıştır. Her ikisi de faaliyetlerini 1914 yılına kadar devam etmiştir. 1928 yılında Cumhuriyet hükümetinden alınan izin ile erkek okulu eğitim hizmetine başlamış ve 1967 yılına kadar eğitim faaliyetlerine devam etmiştir. I Dünya Savaşı ve sonrasında, kız okulu binası hastaneye dönüştürülerek 1972 yılına kadar çalışmalarını sürdürmüştür. Günümüzde Amerikan Hastanesi binası, yatakhaneler, müdür ve öğretmen lojmanları Erciyes Üniversitesi Sosyal Tesisleri olarak kullanılmaktadır. Erkek okulu ise Beden Terbiyesi tarafından kullanılmaktadır.
38-FEYZİOĞLU KONAĞI (H6)
Kayabaşı Sokak’ta yer alan, Talas ve Kayseri manzarasına hâkim konak, arazi eğimi kullanılarak iki bodrum ve zemin kat olarak haçvari orta sofalı plan tipinde inşa edilmiştir. Konak, Kayseri’nin yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden olan Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu’nun ailesine ait iken Talas Belediyesi mülkiyetine geçmiş ve 2011 yılında restorasyonu tamamlanıp konuk evi olarak hizmete açılmıştır.
39-KUYUMCULAR ÇARŞISI (H5)
Esvak-i Sultan kayıtlarına göre 19. yüzyılda yapılmıştır. Düz Yol Sokak’ta yer alan yapı grubu, sıralı dükkânların oluşturduğu bir çarşıdır. Kuyumcular çarşısı olarak kullanılmış yapı grubunda, her birinde bir giriş kapısı bir vitrin bulunan yan yana sıralanmış dükkânlar yer almaktadır. Çatıyı taşıyan konsolların sarkıt uçları elmas titizliğindeki işçiliği ile dükkânların işlevi konusunda ipuçları vermektedir.
40-ATATÜRK EVİ/VALİ KONAĞI (H3)
Manzaraya hâkim yüksek bir tepe üzerinde yer alan ve Kayseri Valiliği tarafından 1927 yılında yaptırılan konakta, 4 Şubat 1934 yılında Atatürk kalmıştır. Günümüzde Kayseri Valiliği’ne ait olan bina, Vali Konağı olarak kullanılmaktadır.
41-ALİ DAĞI SARNIÇLI YERALTI ŞEHRİ (E1)
Ali Dağı Sarnıçlı Yeraltı Şehri, Komando Caddesi üzerinde yer almaktadır. M.S 3. yüzyılla tarihlendirilen yeraltı şehri, geniş bir alana sahiptir. Şırahane, kuşluk, sarnıç bölümleri ve bu bölümleri birbirine bağlayan tünellerden meydana gelen yeraltı şehri, Talas Belediyesi’nin yaptığı 5 yıllık temizlik çalışmasının ardından 2010 yılında ziyarete açılmıştır. Yeraltı şehri pazartesi günleri kapalıdır.
42-ALAYBEY KONAĞI (H6)
Kayabaşı Sokak’ta yer alan konak, 3 katlı düz damlı olarak inşa edilmiştir. Yapının en dikkat çekici unsuru batı cephesindeki yarım daire biçiminde, dama uzanan çift baca sistemidir.
43-DEVİR KÖŞKÜ (I6)
Kayabaşı Sokak’ta yer alan köşk, manzaraya hâkim bir konumdadır. Yapının dikkat çekici unsuru çokgen çıkmasıdır.
44-ŞEHİTLİK (J2)
Türkiye Cumhuriyeti için önemli savaşlardan ikisi olan I. Dünya ve Kurtuluş Savaşı’nda yaralanan askerler Talas Garnizonu’na, Amerikan Hastanesi’nde tedavi için getirilmişlerdir. Burada şehit olanların defnedildikleri yer şehitliktir. Yukarı Mahallede, Komando Caddesi üzerinde Çardakbaşı Camii’nin yanında bulunmaktadır.

REŞADİYE

45-STEFANA RUM KİLİSE ve İPLİK FABRİKASI
İnşa tarihi kesin bilinmeyen kilise, Fabrika Çıkmazı’nda bulunmaktadır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan kilise, üç nefli olup bazilikal plânlıdır. Tonozun güneydoğu köşesinde kartal tasviriyle birlikte işlenmiş İncil yazarı Yahya seçilebilmektedir.
İplik Fabrikası, kilise ile aynı çıkmazda olup caddeye bakan bir tepe üzerinde inşa edilmiştir. Reşadiye Bez Fabrikası uzun yıllar Amerikan bezi üretimi yapmış, daha sonra modernize edilerek iplik üretimine geçmiştir. 2000 yılı başında tüm makine aksamı hurda olarak varisler tarafından satılan fabrika, günümüzde metruk durumdadır.
46-HAVA SPORLARI MERKEZİ
Talas Belediyesi tarafından Hava Sporları Merkezi olarak işlevlendirilen bina, belediyenin faaliyetlerini yürüttüğü model uçak, yelken kanat ve yamaç paraşütü organizasyonlarında ilçemize gelen yerli ve yabancı misafirlerin konaklaması için kullanılmaktadır.
47-FURKAN DOĞAN KÜLTÜR EVİ
Filistin’e yardım götüren Mavi Marmara gemisinde İsrail askerleri tarafından açılan ateş sonucu şehit edilen Furkan Doğan anısına Talas Belediyesi tarafından yapılarak hizmete sunulmuştur.
48-DEĞİRMEN
Furkan Doğan Kültür Merkezi yakınındaki suyolu üzerinde 109 numaralı evin bodrum katında bulunmaktadır. Değirmenin çalışmasını sağlayan malzemeleri mülkiyet sahipleri tarafından korunmakta olup, günümüzde kullanılmamaktadır.

AKÇAKAYA

49-SOMUNCU BABA CAMİ VE ÇİLEHANESİ
Asıl adı Şeyh Hamid olan Somuncu Baba, Horasan erenlerinden Şemseddin Musa El Kayseri’nin oğludur. Aksaray ve Bursa’da da yaşamıştır. Talas’ta doğan ve gençlik yıllarına kadar burada yaşayan Somuncu Baba, Malatya’nın Darende ilçesinde vefat etmiştir. Çilehane ve evinden oluşan yapılar topluluğu cami çevresinde bulunmaktadır.
50-SELÇUKLU CAMİ (DİREKLİ CAMİ) ve ÇEŞMESİ
1810 tarihinde Nasuhzade Hacı Salih Ağa tarafından yaptırılmıştır. Taş malzemenin kullanıldığı mimariye sahip olan caminin döşemeleri ahşaptır. Tavanında ve taşıyıcı sisteminde ahşap direkler kullanılmıştır. Kırma çatıyla örtülü yapının güney doğu duvarına bitişik, dıştan çıkılan köşk minaresi bulunmaktadır. Giriş kapısı üzerinde edirnekari motifler yer alan Caminin yanında, tarihi bir çeşme bulunmaktadır.
51-MODEL UÇAK PİSTİ
Havacılık sporlarının gelişmesine katkıda bulunmayı amaçlayan Talas Belediyesi, yelken kanat ve yamaç paraşütünün yanında, model uçak faaliyetlerinin de hızla geliştirilmesi için Akçakaya Mahallesi’nde Türkiye’nin tek model uçak pistini yaptırmıştır.
52-HACI ÖMER SABANCI EVİ
Ünlü iş adamı merhum Sakıp Sabancı’nın ailesine ait olan ev, Sabancı Ailesi’nin Adana’ya göç etmesi ile atıl kalmıştır. Günümüzde kiracılar tarafından kullanılmaktadır.
53-YERALTI ŞEHRİ
Akçakaya Mahallesi girişinde, mezarlık yakınında bulunan yeraltı şehri ile ilgili kesin bilgiler bulunmamaktadır. Kayaç yapısı, çevredeki yeraltı şehirlerinin yapısı ile farklılık göstermektedir. Geç Roma, erken Bizans dönemine tarihlendirilmektedir.

ZİNCİDERE

54-KİLİSE
19.yüzyıl eseri olan kilisenin cephesi dikkat çekicidir. İki katlı yapının giriş kısmı, üç katlı çan kulesi şeklinde düzenlenmiştir. Günümüzde iki katı mevcuttur. Kilise olarak apsisinin olmayan yapı aynı zamanda Protestan Okulu olarak bilinmektedir. Yakın dönemlerde müze olarak kullanılmıştır.
55-LOANNİS PRODROMOS MANASTIRI VE PAPAZ OKULU
1804 tarihinde yapımı tamamlanan manastır, günümüzde Zincidere 1. Komando Tugayı içerisinde bulunmaktadır. 1882 yılında manastırın yanında papaz mektebi yapılmıştır. Bu mektep 1906 yılına kadar çalışmalarını sürdürmüştür.
56- ESKİ AÇIK CEZA EVİ TAŞ BİNASI VE HAMAMI
Zincidere Mahallesi’nin kuzeydoğusunda, eski açık ceza evi bahçesinde taş binası ve hamam bulunmaktadır. Hamam, dikdörtgen planlıdır. Üst örtüsünü oluşturan kubbesinde aydınlatma pencereleri bulunmaktadır. Dıştan dikdörtgen formlu olan pencereler içten kemerli bir yapıdadır. Her iki bina da erken Cumhuriyet dönemlerinde inşa edilmiştir.

ENDÜRLÜK

57-ANDRONİKE KİLİSESİ (ÜÇ AZİZLER KİLİSESİ)
1835 yılında inşa edilen kilisenin orijinal kitabesi Karamanlıca’dır. Doğu-batı doğrultusunda kurulmuş olan kilise, bazilikal planlı, apsise dik üç nefli olup etrafı yüksek avlu duvarı ile çevrilmiştir. Avlunun batı tarafında çan kulesi yer almaktadır. Üçgen alınlıkları ve üçlü açıklık düzenlemeleri dikkat çekici olan kilise, günümüzde büyük oranda tahrip olmuş durumdadır. Kilise, Papa Eftim’in toplantı yaptığı mekandır.

BAŞAKPINAR

58-İSPİLE HANI HARABELERİ
Kayseri-Malatya arasında kalan tarihi İpek Yolu üzerindeki kervansarayın bugün duvarları ve üst örtüsü tamamen tahrip olmuştur. Günümüze sadece temel kalıntıları gelen yapı açık ve kapalı olmak üzere iki bölümden oluşan hanlar grubunda değerlendirilmektedir. Karatay Hanı ile aynı yol güzergâhında bulunmasından dolayı 13. yüzyıl Selçuklu dönemine tarihlendirilmektedir.
59-KAYA MEZARLARI
Başakpınar Mahallesi’ndeki kaya mezarları Çalıçukur mevkiinin üst taraflarında bulunmaktadır.

KEPEZ

60-ELMALI HARABELERİ
Kepez’e 5 km uzaklıkta eski bir tarihi köy yerleşkesidir. Yerleşke içerisinde evler ve evlerin altında yer aldığı bilinen mağara kalıntıları ve bir kaya mezarlık bulunmaktadır.
61-KAYA MEZARLARI
Kepez mahallesinin kırsal arazi bölgesinde bulunmaktadır.
62-SARIHAN HARABELERİ
Kepez mahallesinin kırsal arazi bölgesinde bulunmaktadır.

KURUKÖPRÜ

63-SU KEMERLERİ VE KÖPRÜSÜ
Kuruköprü Mahallesi girişindedir. Eskiden giriş yolu üzerindeyken günümüzde kullanılan yol farklı bir yerden geçirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait Kayseri’yi tasvir eden bir şehir minyatüründe, şehrin sembollerinden olarak görülen ve Roma dönemi su yapısı olan bu kemerler nakşedilmiştir. Dere üzerinde kurulu olan köprü, çok sayıda kemerden oluşmaktadır. Büyük oranda tahrip olmasına rağmen su nakledilen kanalları belirgindir. Yaklaşık 100 m uzunluğunda bir kısım günümüze gelebilmiştir.