Talas Express Haber

4 Aydır Kapısı Kilitli Olan İlçe Teşkilat Binası

Okunma: 776 - Yazar: Dr.İhsan Bürüngüz - Mail: ihsanburunguz@gmail.com - Dr.İhsan Bürüngüz Diğer Yazıları

17-25 Aralık darbe girişiminin maşası olan malum örgütün ulusal yayın yapan gazetesinin Genel yayın yönetmeni kendi emrindeki TV kanalında ahkâm kesmeye devam ederken saatler 23.30 u gösteriyordu. 7 aydır ezbere tekrar ettiği argümanları artık ezberlemeyen kalmamıştı. Klişe sözler ve iddiaları can kulağıyla dinleyen yandaşları eminim ki televizyonlarının ses ayarını maksimuma getirerek millî maç havasında izlemişlerdir. 
Gazeteciliği bir kenara bırakıp basın sözcülüğü görevi yapmakta olan bu zatın konuşması rutine binmiş devam ederken sözü AK Parti teşkilatlarına getirdi. Paralel basın sözcüsü mealen şunları söylüyordu:
"AK Parti'nin ilçe ve il teşkilatlarında olsun daha üst düzeylerde olsun kalbi bizimle birlikte atan, desteklerini eksik etmeyen ama bunları dile getirmekten çekinen birçok kişi var."
Düşünebiliyor musunuz? AK Parti teşkilatlarında görevli olup ilçe ve il teşkilatlarında görevli olup hatta daha yüksek mevkilerde olup 17-25 Aralık darbe girişimi ve sonraki süreçte Sn. Başbakan'ı yalnız bırakan ve davasını satan insanlar var.
Sn. Başbakan'ın geçen hafta TBMM grup toplantısında altını çizerek tekrar ettiği ve birilerinin rahatsız olduğu o konuşmasında; "Bizi bu süreçte yalnız bırakanlar bu ihanet karşısında susan kişiler var. Bunları not ettik" ifadesini tasdik eden bir açıklamaydı bu söylenenler.
Gerçekten herşey ortadaydı. Sn. Başbakan'ın şahsî siyasî dehası, karizması ve halk nezdindeki itibarı sayesinde önemli görevlere gelmiş bazı kişiler bu süreçte dik durmadılar.
Hatta 30 Mart yerel seçimlerinde teşkilat çalışmalarını sekteye uğratacak fiiller işleyerek ihanetin de çok ötesinde insanlık vasıflarını kaybettiklerini gösterdiler.
Bunların hiçbiri rastlantı değil, paralel örgüt sözcüsünün söylediklerinin yansımalarıydı.
Sn. Başbakan'a karşı takındıkları bu tavır da 'cemaat' e olan yakınlıkları sebebiyleydi.
Sn. Başbakan'ın Çankaya'ya çıkmaması için direnç gösteren paralel yapının müntesipleri her türlü fitne ve desise oyunlarına 30 Mart'tan sonra da devam ettiler.
Gelelim bu olayın yerel yansımalarından sadece bir örneğe...
Geçen hafta içinde bir ilçemizde iftar yemeği davetine icabet etmek için yola çıktım. Yerel gazetelerin manşetlerine göz gezdirirken telefonum çaldı. Arayan ilçe siyasetini yakından takip eden AK Partili bir arkadaşımdı. Telefonu açar açmaz "5 dakikadan oradayım abi" dedim. Arkadaşım "Tamam İhsan hocam o zaman iftardan sonra kahve içelim." dedi. 
"Şu saatte şurada görüşelim abi inşallah" dedim.
Arkadaşımla kısa bir hasbihalden sonra  konu siyasî gündemden açılmıştı ki ilçe başkanlığından dert yanmaya başladı.
"Nedir abi son durum telefonda anlatamadın?" dedim.
Şu cümlelerle durumu özetledi:
" 4 aydır bu ilçe başkanlığını binası kilitli. Vatandaş iktidar partisinden bir muhattap bulamaz,konuşamaz hale geldi. " dedi ve devam etti...
"böyle yaparak Cumhurbaşkanlığı sürecinde partiye çalım atmaya çalışıyorlar."
***
Konuyu teyit amaçlı ilçedeki partililere konuştum. Herkes aynı şeyi söylüyordu.
"İlçe başkanı paralel yapının filan öğrenci yurdunun 'abisi'dir. Atama ile il başkanı tarafından getirildi. O istifa etti bunun ne işi var? " diye soruyordu bir partili.
"Bu süreçte partiye büyük zarar veriyorlar" diyordu bir diğeri...
***
Paralel yapının basın sözcüsünün anlattığı bu olsa gerek.
***
Benden hatırlatması;
SİZ GÜNEYDEKİ OTORİTER 'ABİ ÜLKENİZLE' KOLKOLA YÜRÜRKEN
BU AZİZ MİLLET HAK DAVAYA VE SN. BAŞBAKAN'A SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEKTİR